Polis memuru Selma’nın hayran bırakan hikayesi
İzmir'de geçen yıl 11 Nisan'da otomobiliyle işe giderken geçirdiği trafik kazasında ağır yaralanan ve omuriliği kırıldığı için doktorların yürüme şansı vermediği polis memuru Selma Akdemir (27) yaklaşık 1,5 yıl süren tedaviyle ayağa kalktı.
Yaşam
Yayın: 06 Eylül 2023 - Çarşamba - Güncelleme: 06.09.2023 22:07:00
Editör -
Okuma Süresi: 3 dk.

Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen Selma Akdemir, omurilik ameliyatının ardından gördüğü fizik tedaviyle ayağa kalkmayı başardı. Akdemir, hastanede destek alarak ilk adımlarını da attı. Tedavi sürecinde hastanede tekerlekli sandalye ile personele uyuşturucudan korunma yöntemlerine ilişkin eğitimler de veren Akdemir, hedefinin destek almadan yürümek ve mesleğine geri dönmek olduğunu söyledi.
Akdemir, aracıyla işe giderken kaza yaptığını anlatarak, "Araç ağaca çarpıp savruluyor. Savrulurken de vücudum çok fazla hasar almış, omuriliğimin kırılmasıyla birlikte beynimde minimal kanamalar, ciğerimde kanama, midemde kanama, sağ kulağımda duyma kaybı meydana gelmiş. İlk 1,5 ayı zaten neredeyse hiç hatırlamıyorum. Ama yavaş yavaş kendime geldiğim zaman artık doktorlarım bana, 'Selma sen omurilik felcisin. Artık senin yürümen imkansız' dedi. Yani doktorlarım bana yüzde 1 bile yürüme şansı vermedi. Hatta yürümeyi bırakın desteksiz oturamayacağımı söylediler. 'Sen artık desteksiz oturamayacaksın. Sen artık ömrünün geri kalanını yatarak geçireceksin' dediler. Hatta anneme, 'Siz şimdiden rahat bir yatak alsanız iyi olur. Çünkü vaktinin çoğu yatakta geçecek. Artık kızınız yürüyemeyecek. Ve muhtemelen desteksiz bir şekilde oturamayacak bile' demişler" dedi
Omurilik Hastalıkları Derneği Başkanı ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Müfit Akgüz de '5 Eylül Dünya Omurilik Felçlileri Günü'ne dikkat çekerek, omurilik yaralanmalarının yüzde 90'ının sonradan olma kazalar ile meydana gelen bir hasar tipi olduğunu söyledi. Akgüz, "Omurilik hastalarında ana tedavi hasar almamak. Ana problemler dünyanın her yerinde çok benziyor aslında.
Bunlar; trafik kazaları, yüksekten düşmeler, yüksekten cisim düşmesi, suya atlamalar gibi şeyler. Trafik kazalarında bir kemer takma bile hastayı omurilik felcinde koruyabilir. Hemen hemen her sene ağustos-eylül aylarında her kliniğe 4-5 genç, sığ suya atlaması nedeniyle boyun travması ile gelir. Kollarını bile kullanamayan çocuklardır bunlar. Sadece suyun mesafesini ölçmek veya oraya atlamamak bile omurilik felcini önleyebilir. Bu, bir ömür boyu giden bir engellilik önlemi olur. Omurilik hasarı engellenebilir, önlenebilir. Hem de çok basit önlemlerle. 5 Eylül Farkındalık Günü'nü de bunun için bir fırsat görüyoruz" diye konuştu.
Yorumlar (0)