Aile Yılı’nda Kahramanmaraş’tan Güçlü Adım: Güçlü Aile, Güçlü Devlet
Aileyi korumak sadece bireylerin değil, devletin de geleceğini korumaktır. Kahramanmaraş’ta başlatılacak pilot uygulama, aile yapısının güçlendirilmesi için örnek bir adım olacak
Türkiye’de artan boşanmalar, aile içi huzursuzluklar ve şiddet olayları toplumsal hayatın en büyük sorunlarından biri haline geldi. Uzmanlara göre aile kurumu yalnızca bireylerin özel meselesi değil, aynı zamanda toplumun geleceğini ve devletin bekasını doğrudan ilgilendiren bir meseledir.
Toplumun Temel Direği Aile
Ailenin sadece bireylerin mutluluğunu değil, toplumun varlığını, ülkenin istikrarını ve devletin gücünü de ayakta tuttuğunu vurgulayan uzmanlar, aile yapısı zayıflamış toplumların tarih sahnesinde uzun süre tutunamadığını hatırlatıyor.
“Ailedeki çatlak, toplumun bütün duvarlarını sarsar; ailedeki huzursuzluk, toplumun vicdanını kanatır; ailedeki dağınıklık, devletin gücünü zayıflatır” ifadeleriyle durumun vahametine dikkat çekiliyor.
Sorunun Kaynağı: Cehalet, Bilgi ve Değer Eksikliği
Yapılan değerlendirmelere göre aile içi sorunların temelinde üç ana unsur bulunuyor:
- Medeni Kanun ve eğitim sisteminde aile hukukunun yeterince güçlü tanımlanmamış olması,
- Aile bireylerinin görev, yetki ve sorumluluklarını bilmemesi,
- Şiddeti çözüm gören bireylerin toplum içinde varlığını sürdürmesi.
Uzmanlara göre bu tablo, yalnızca hukuki düzenlemelerin yetmediğini, bilgi, bilinç, eğitim ve manevi değerlerin de sürece dahil edilmesi gerektiğini gösteriyor.
Kahramanmaraş’ta Pilot Uygulama
Sorunun çözümü için hazırlanan dikkat çekici projelerden biri ise Kahramanmaraş’ta hayata geçirilmesi hedefleniyor. Gazetemizin öncülüğünde hazırlık ve tanıtım çalışmaları devam eden proje pilot uygulama hedefi kapsamında, emniyete yansıyan aile içi huzursuzluk vakalarında tarafların rızasıyla, manevi ve hukuki anlamda rehberlik ve danışmanlık hizmeti sağlanması hedefleniyor. Bu projede verilecek hizmetin gönüllü ve işin ehli kişiler tarafından sıcağı sıcağına verilmesi hedeflenmekle birlikte, bu hedefin projenin en farklı ve en güçlü yönünü oluşturduğu vurgulanıyor.
Projenin en büyük özelliklerinden biri ise projeye toplum her kesiminden paydaş oluşturulma hedefidir. Bu hedef kapsamında; Valilik, Diyanet, adliye, belediye, Üniversite, aile sosyal politikalar gibi resmi kurumlar başta olmak üzere, STK’lar ve iş dünyasından proje paydaşlar oluşturma çalışmaları devam ediyor. Bu hedefin temel nedeni olarak ise, ailenin tüm kurum ve kuruluşları yakından ilgilendiren mühim bir mesele olması gösteriliyor.
Proje kapsamında oluşturulacak olan gönüllük eksenli komisyonda manevi rehber, psikolog, sosyolog, aile danışmanı ve hukukçunun yer alacağı ekip, sorun yaşayan ailelere hem hukuki hem de manevi rehberlik sunacak. Böylece aile içi sorunların büyümeden çözüme kavuşması, kıvılcımların aleve dönmeden söndürülmesi yani sonuç olarak ailelerin dağılmadan toparlanması hedefleniyor.
“Aileyi Güçlendirmek, Devleti Güçlendirmektir”
Proje sorumluları, “Bu girişim sadece bir sosyal hizmet değil, aynı zamanda toplumun geleceğine atılan güçlü bir adım. Aileyi korumak, toplumu korumaktır; aileyi güçlendirmek, devleti güçlendirmektir” ifadeleriyle projenin önemini vurguladı.
Millet Olarak Hepimizin Ortak Davası
Uzmanlara göre bugün sokakta duyulan bir tartışma ya da haberlerde rastlanan bir boşanma olay, sadece bir ailenin değil, yarın bütün toplumu etkileyecek çöküşün habercisi nitelğindedir.
“Aile dağılırsa toplum da dağılır, toplum dağılırsa devlet çöker” uyarısında bulunan uzmanlar, aile yapısının korunmasına artık bir beka meselesi olarak bakılması gerektiğini belirtiyor. Devletimizin bu yılı aile yılı olarak seçmesindeki temel nedeninde bu olduğu vurgulanıyor.
Sonuç: Gelecek İçin Birlikte Mücadele
Devlet kurumlarının, belediyelerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın ve her bireyin bu davanın bir parçası olması gerektiğini vurgulayan proje temsilcileri, şu mesajı verdi:
“Çocuklarımızın huzurlu bir geleceğe sahip olmasını, toplumumuzun güçlü kalmasını, devletimizin güvenle yarınlara yürümesini istiyorsak; hep birlikte aile yapımıza sahip çıkmalıyız. Aile, yalnızca bireysel değil, milletin geleceğini belirleyen toplumsal bir meseledir.”